Kıbrıs Türk Müzik Tarihinden Kesitler
2005 yılında SAM-TAY Vakfı’nın araştırma kitap ödülüne layık görülen Hasan Çakmak’ın müzik alanında yapmış olduğu çalışmaları 2007 yılında bir kitapta toplanır. Bir ödül kitap olarak okuyucu ile buluşan kitaba “Kıbrıs Müzik Tarihimizden Kesitler” ismi verirler. Kitapta Kıbrıslı müzisyenlerin 1923’de 1983’e kadarki dönede yapmış oldukları müzikler ile o yıllarda müzik yapmış olarak gruplar ve müzisyenler anlatılmaktadır. “Kıbrıs Müzik Tarihimizden Kesitler” ismi kitap Gazeteci-yazar Hasan Çakmak’ın 3. kitabı olarak yayınlanır...
Kitabın Önsözü: BİZ ÜRETİYORUZ,
YA SONRASI… Altı yılı aşkın bir süredir, Kıbrıs Türk Müzik Tarihi’yle ilgileniyorum… Bu ilgi yıllardır sürüp, araştırmalarla devam ediyor… Bu araştırma yazılarımın gazete sayfalarına girinceye kadar yaşadığı serüvene eşlik etmek, hep mutlu etmiştir beni… Yazmadan önceki araştırmalarsa ayrı bir zevktir hayatımda… 1954 yılı itibarı ile araştırmaya başladığım müzik tarihimizde, şimdiye dek sanırım yüzün üzerinde grupla röportaj yaptım… Bu röportajlar daha çok sohbet niteliğinde oldu hep… Aslında bakarsanız, bu sohbetlerde, o insanlarla yıllar öncesine dönüp onlarla birlikte yeniden o günleri yaşadım… Yıllar öncesine dönüp o ruhu yakalayabilmek hep ayrı bir tat verdi araştırmalarıma… Çoğu kez, müziğimiz içerisinde kaybolacağımı hissettim… Bunu bana hissettiren, 1960’lı ve 70’li yıllarda o kadar güzel çalışmalara imza atılmıştı ki, insanın korkmamasına imkan yok… Müzik tarihimizde yol alırken etkilendiğim o kadar çok olay var ki, bunları dile getirmeyi denesemayrı bir yazı dizisi daha ortaya çıkar…! Fakat bu olaylar içerisinde beni en çok etkileyenleri sizlerle paylaşmak istedim… Bu, günümüzde en fazla ihtiyacımızn olduğu cinsten bir dostluk öyküsüdür aslında… Müzik tarihimizi incelerken nelere rastlamadım ki tarihin tozlu sayfaları arasında… Bayrak Kuartet’in Lefkoşa Zafer Sineması’nda verdiği inanılmaz muhteşem konser… Fırtınalar Grubu’nun 3 Hürel’le birlikte çıktığı Kıbrıs Turnesi… Güryeller’in İngiltere’de doldurduğu plak… Dalgalar grubunun long-play çalışmasının büyük başarısı… …Ve daha, daha niceleri… Onlar Kıbrıs’ta müziğin gelişim sürecinde temel oluşturacak çalışmalara imza atmış birçok gruptan birkaçı… Büyük imkansızlıklar içerisinde birçok söze, besteye ve düzenlemeye imza atmayı başarmış müzisyenlerimiz… Bu müzisyenlerimiz, ne güzel ki bugün, geçmişte yaşanan o büyük zorlukları yaşamıyorlar… Bugün, istedikleri her müzik aletini ülkemizde bulabiliyorlar… Bulamadıklarını da Yurtdışından getirebiliyorlar… Geçmişe göre üretimin önünde de, daha az engeller var artık… Üretmeye gönül vermiş müzisyenlerimiz yüreklerini ortaya koydukları zaman, kaliteye koşacak çalışmalara girebiliyorlar… Fakat günümüzde, üreten müzisyenlerimizin yaşadığı teknik donanımdan öte daha büyük sorunları var… Müzisyenlerimiz her şeye rağmen üretiyor… Peki ya sonrası? Bu üretilenler, dinleyiciyle hak ettiği oranda buluşabiliyor mu? Bu soru, aslında ülkemizde üreten herkesin kara kara düşündüğü, ancak bir türlü harekete geçemediği bir soru… Günümüzde, çok ciddi anlamda Türkiye medyasının bombardımanı altında ve popülaritesi gitgide artan Türkiyeli sanatçılar arasında, tabiri yerindeyse kaybolup giden büyük bir üretim söz konusu… Söz konusu üretimin sahibi, ülkemiz müzisyen ve sanatçıları… Onların işi üretmek, besteler, güfteler ortaya koymak… Fakat müsizyenin görevi basınla bağlantı kurmak değil… Müzisyenin görevi, organizasyon yapmak da değil… Müzisyenin görevi, alet taşımak hiç değil… Ve/veya kendi bestesini tanıtmak için koşuşturmak gibi… Bu örnekler çoğaltılabilir… Bütün bunları ayrın bir organizasyon işi… Ki ben buna kısaca, ‘Prodüksiyon’ diyorum… Bana göre ülkemiz sanatçı ve müzisyenlerinin ürettiklerinin dinleyici ile buluşmamasının en büyük nedeni, Kıbrıs’ın kuzeyinde profesyonel anlamda bir ‘Prodüksiyon’, eksikliğinin olmasıdır… Ve ‘Prodiksiyon’, bir üretimi tamama erdirecek en önemli unsurdu diye düşünüyorum… Ülkemizde piyasa küçük, içerisinde bulunduğumuz koşullar Türkiye’de ki Sanatçılarla karşılaştırıldığında hiç de adil değil… Bu adil olmayan ortamda gazete, radyoda, televizyonda her gün reklamı yapılan Türkiyeli Sanatçılarla aynı standa Kıbrıslı bir sanatçının kaset veya CD'sinin satışa sunulmasından beklenen başarı nedir? Çağrım bizleredir… Çağrım hepimizedir… Bu ve bunun gibi sorunlar içerisinde boğulmadan, gelin ellerimizi ve yüreğimizi birleştirelim… Sorunlarımıza ve açmazlarımıza hep birlikte, birlik beraberlik içerisinde çözümler arayalım… Gelin, aşılması güç gibi görünen çıkmazlar karşısında tek yürek olalım.. Çıkış yolunu birlikte bulalım… Ne dersiniz?! |













